Zaman zaman ısıran soğuklarıyla kendini hissettiren kış, hala tam anlamıyla gelemediği için İnsan Kaynakları departmanımız bize bir sürpriz yaptı ve kışı bize getirdi!

Boşuna demiyoruz “Radore İstanbul’un merkezinde” diye…

18 Kasım Cuma günü çocuklar gibi şendik çünkü bilgisayarları biraz erken kapatıp hemen üst kattaki komşumuz Icessporto’ya gittik. Son dakikaya kadar sürprizin ne olduğunu bilmediğimiz için hafif gergin bir bekleyişin ardından, Icessporto’yu görünce daha mı çok gerildik, yoksa rahatladık mı bilmiyoruz. Çünkü hepimizin aklında aynı şey vardı; “Sağlam çıkar mıyız?”

Başlangıçta çekingen davrandık ama ilk adımların atılmasıyla biraz olsun cesaret kazandık ve buz pisti, bir anda metrobüs kalabalığına ulaştı. Meğer ne cevherler varmış içimizde, herkes yılların patencisi gibiydi… demek isterdik ama pek de öyle olmadı. ? Gerçekten de içimizde, bugüne kadar pek çok kez buz pateni yapanlar vardı ama çoğumuz meğer sadece kışın sokaklarda yürümeye çalışıyormuşuz! Kimimiz ayakta dahi durmaya zorlanırken, bazılarımız ilk aşamayı geçip minik bebek adımları dahi atmaya başladı. Kenardan izlemeyi tercih eden Radoreliler ise bu çabaları tribünde tezahürat ve alkışlarla desteklemeyi elbette ihmal etmedi.

Birlikte çok eğlendik ve buzun üstünde ayakta kalmanın, buzda yürümenin ne kadar zor olduğunu bir kez daha hatırladık.

Kar yağınca sağlam kalsak bari…